Favorite Books
şiir
DOSTUMMM
Eğer bir gün ağlamaklı olursan, Beni ara... Seni güldüreceğime söz veremem, Fakat seninle birlikte ağlayabilirim...
Eğer bir gün uzaklara kaçmak istersen, Beni aramaktan korkma... Seni durduramayacağıma söz veremem, Fakat seninle birlikte kaçabilirim...
Eğer birgün kimseyle konuşmak istemezsen, Beni ara... Sessiz olacığıma söz veririm, Fakat bir gün ararsan ve cevap bulamazsan Hemen beni görmeye gel, Belki sana ihtiyacım vardır...
HAYIRSIZIN BİRİYDİ FİKRİMCE Gözlerin gözlerime değince Felaketim olurdu ağlardım Beni sevmiyordun bilirdim Bir sevdiğin vardı duyardım Çöp gibi bir oğlan ipince Hayırsızın biriydi fikrimce Ne vakit karşımda görsem Öldüreceğimden korkardım Felaketim olurdu ağlardım
Ne vakit Maçka'dan geçsem Limanda hep gemiler olurdu Ağaçlar kuş gibi gülerdi Bir rüzgaraklımı alırdı Sessizce bir cigara yakardın Parmaklarımın ucunu yakardın Kirpiklerini eğerdin bakardın Üşürdüm içim ürperirdi Felaketim olurdu ağlardım
Akşamlar bir roman gibi biterdi Jezabel kan içinde yatardı Limandan bir gemi giderdi Sen kalkıp ona giderdin Benzin mum gibi giderdi Sabaha kadar kalırdın Hayırsızın biriydi fikrimce Güldü mü cenazeye benzerdi Hele seni kollarına aldı mı Felaketim olurdu ağlardım
Kolay mı,kafdağını çevirmek dolay dolay? Var ol ey ulvi zorluk,yere bat sefil kolay! Necip Fazıl Kısakürek Bir fikir ki,sıcak yarada kezzap, Bir fikir ki,beyin zarında sülük, Selam,selam sana haşmetli azap, Yandıkça gelişen tılsımlı kütük. Necip Fazıl Kısakürek Sevgileri yarınlara bıraktınız Çekingen,tutuk,saygılı. Bütün yakınlarınız Sizi yanlış tanıdı. .............. Gizli bahçenizde Açan çiçekler vardı. Gecelerde ve ... Behçet Necatigil Bir bir uzaklaşıyor sevdiğim insanlar Ne zaman bir dosta gitsem Evde yoklar. Fikret Otyam Dostça olsun isterim, Dostluk da... Düşmanlık da... Hiçbiri olmaz halbuki! Ahmet Arif Sadece sonbahar Kalbin ağrılarına yolculuğu andırıyordu Tekrar ruh üfledim Kaç vakit var ki, deniz beni çağırmadı Vaktim yoktu Hasrete gidiyordum. Gazete Küpürü Serüvene Koşmak Serüvene koşmak için trenler bekliyorsan, Güneşi yakalayıp gözlerine yerleştirmek için, Beyaz yelkenlerin gelip, Seni almalarını bekliyorsan, Yarına inanmak için günbatımına, İyi kalpli görünmek için zayıflığa, Ve güçlü görünmek için öfkeye ihtiyacın varsa; Demek ki, Hiçbirşey anlamadın! Jacques BREL
AH ŞU KADINLAR -O'na hayatınızdaki ne değerli varlık olduğunu sık sık söyleyin.Unutmayın,kadınlar yalnız başka kadınları değil,işinizi,annenizi,babanızı kardeşinizi,erkek arkadaşlarınızı,bilgisayarınızı,futbol takımınızı da kıskanır. -Çok sevildiklerini bilmek yetmez.Bunu sizin ağzınızdan her an duymak isterler.Bir gün önce söylemiş olmanız.Hiç bir şey ifade etmez.Dün dündür ,her şeye yeniden başlamanız gerekir. -Anlattığı her şeyi ''dünyanın en ilginçkonusu''ymuş gibi dinleyin. Anlatığı,tırnaklarının çabuk kırılması ya da daha önce bin kez anlattığı kedisinin maskaralıklarıolsa da... -O'nun yanında başka bir kadının güzelliğinden,meziyetlerinden asla bahsetmeyin.Sözünü ettiğiniz onun kızkardeşi olsa bile... -Kadınlar aşkı yoğun yaşarlar.Adeta ilgi görmek için bir var oluş mücadelesi verirler.Arkası dönük bile olsa nereye baktığınızı görürler.Kendinde yapmış olduğu tüm değişiklikleri fark etmek zorundasınız. -Tartıştınız ve size ''beni arama ''dedi.Bu sözü ''Telefonun başında beni aramanı bekleyeceğim'' olarak çevirin. -O'na vermeden almanın zevkini yaşatın.Kadın arkasına bakmadan kendine gelen erkeğe aşık olur. -Biz erkeklerin beğendiği kadın,arzuladığımız kadındır.Derin bakan gözler, masum ve şehvet dolu dudaklar ve iç gıcıklayıcı bir ses olunca,hayatımızın en büyük aşkıdır,artık O KADIN!. -Biz erkekler kadınların doğru anlayışını çok çabuk benimseriz.Onlar ise,doğrularımızın tam tersini yapmaktan büyük zevk alırlar. -Kadınlar ''seni terkediyorum demeden '' giderler. -Kadınlar erkeklerin bir çikolata gibi keyif verici olduğunu bilir,ancak yapışkanlığından asla hoşlanmazlar. -Kadınlar barışmanın yolunun seks olduğunu söylerler. -Kadınlar erkeğin kahve gibi olduğunu ve iyisinin bütün gece uyutmayacağını bilirler. -Kadınlar harcayabileceklerinden fazlasını kazanan erkekleri başarılı olarak değerlendirirler.Böyle bir erkeği elde ettiklerinde ise kendilerini başarılı görürler.
Kadınlar Hk. -Kadınlar ilişkilerinin hep ilk günkü gibi olmasını isterler.İlgisi kaybolmayan,ilk günkü gibi zinde ve ilgili bir erkek kadınların en büyük hayalidir. -Kadınlar beğenilmeyen bir yerleri olduğunu duyarlarsa, takıntı halinde bu beğenilmeyen bölgeden bir an önce kurtulabilme çabası içine girerler.Beğenilmeme telaşı içerisinde kendini sürekli heder eder durur. -Kadın çağırdığında hayır demek aptallıktır. -Kadınlar duyguları hakkında konuşmaktan rahatsızlık duymazlar.Makyaj yapmak onlar için bir mutluluk kaynağıdır.Saçlarının seyrelmesi onlar için bunalım sebebi olabilir.Çocuklarının kendilerinden olmadığı fikri zihinlerini meşgul etmez.Sulugöz yada duygusal olmalarından dolayı utanmalarına gerek yoktur.Erkeklerin ilgi alanları ile ilgili çok az da bilgi sahibi olsalar,bunun bir erkeğin kalbini kazanmaya yeteceğini bilirler. -Bir erkeğin,diğer kadınlar hakkında "eşimin tırnağı bile olamazlar" gibi kelimeler kullanması,bir kadını onurlandırır ve coşturur. -Kadının evlenince gelecek endişesi azalır,ancak erkeğin gelecek endişesi evlendikten sonra artarak devam eder. -Erkek birçok şeyi gereksiz görür ve bol bol unutur.Ancak kadınlar birçok şeyi önemser ve kesinlikle unutmaz. -Kadın kocasının değişeceğine inanır ve evlenir,erkekse karısının değişmeyeceğini düşünür ve evlenir. -Kadınlarla mutlu olabilmek için onları sorgusuz,sualsiz sevmek yanızca sevmek gerekir.
Fıkra Sarıl Bana Karı koca bir çift yatağa giriyorlar,tansiyonlar yükseliyor,sevişmeye hazırlanıyorlar.Ancak kadın durup dururken; -"Dur, canım istemiyor, sadece bana sarıl" diyor.Adamcağız: -"Neden?" ditor.Karısı; -"Bir kadın olarak sevgi ihtiyaçlarımı anlamıyorsun" diyor. Adam sevişemeyeceklerini anlıyor ve kadının istediğini yapıyor.Ertesi gün adam karısını çok güzel bir mağazaya götürüyor.Kadın üç tane pahalı kıyafet deniyor ama karar veremiyor.Adam karısına hepsini almasını söylüyor.Sonra, 200$'dan 3 çift ayakkabı da alıyor...Sonra pırlanta küpeler alıyor.Kadın heyecanlanıyor,mutlu oluyor... Kocasının delirdiğini düşünüyor.Amaumurunda değil,pırlanta kolye de alıyor.Kocası; -"Kolye sevmezsin sen ama bunu beğendiysen,alabilirsin "diyor. Kadın zıplıyor, yerinde duramıyor mutluluktan: -"Hazırım,kasaya gidelim" diyor kadın. Kocası; -"Hayır, hayır ,hayır bunları satın almayacağız ki" diyor. Karısının yüzü bembeyaz oluyor.Kocası: -"Bunlara sadece sarılmanı istiyorum !" Çinli Kadın Bir İngiliz bir Çinli bayan ile evlenir ve Londra'ya yerleşir.Çinli kadın İngilizce konusunda oldukça zayıftır. Tarzanca da olsa eşi ile anlaşabilmektedir.Sorun, kadın alışverişe yalnız çıktığında ayyuka çıkmaktadır. Yine bir gün bayan domuz butu almaya gider.Ama bir türlü derdini anlatamaz,en sonunda eteğini kaldırarak poposunu gösterir ve kasap,bayanın ne demek istediğini kavrayarak bayana istediğini verir. Ertesi gün bu kez kasaba tavuk göğsü almaya gider ve bu kez de kasaba gömleğinin düğmelerini açarak göğüslerini gösterir ve istediğini alır. Üçüncü gün bu Çinli kadınsosis almak ister ve kocasını yanına alarak kasaba gider... Ne olur? (-Tabii ki bir şey olmaz.Çünkü Çinli kadının kocasıİngilizce konuşabiliyor.)
|